Peygamber Efendimizin Şefaati Haktır

Peygamber Efendimizin Şefaati Haktır

Dinim İslam, Şefaat, şefaat varmıdır, şefaat hakmıdır, Kimler şefaat edebilir, kimlere şefaat edilir, şefaat nedir

Üzülerek söylüyorum ki, diyanette bir çok hoca efendi ne dediğini bilmez olmuş.  Şefaatin olmadığını, Şefaatin sadece Hz.Allah'ın yapabileceğini savunmaktalar. Bu şekilde savunan kişiler peygamber efendimiz (s.a.v) in Hadisi şeriflerini inkar etmiş olurlar. Allah korusun bu kişiyi küfre kadar götürebilir. Lütfen Dikkat edelim. ŞEFAAT HAKTIR.

Bazıları Ayetel Kürsi de ki "Men Zellezi  Yeşfeu İndehü İlla Bi İznih" ayeti kerimesini Şefaatin olmadığına dair delil olarak gösteriyor. Bu ayeti kerimeyi delil olarak gösterenler cahilin ta kendisidir. Arapça bilmeyenlerin ta kendisidir. Çünkü bu ayeti kerimeden şefaat olduğu çok rahat anlaşılabilir. " İzni olmaksızın O'nun Katında şefaatte bulunacak kimdir?"  İlla Bi iznih yani izin verdikleri müstesna. Şefaate en layık olanda şüphesiz Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizdir.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Kıyâmet günü şefâatim ümmetimden büyük günah işleyenlere mahsustur.” Eğer bir kimse şefâati inkâr ederse bid’at ehlinden olur. Zira âyet-i kerîmede -meâlen- “Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.” (Duhâ sûresi, âyet 5) buyurulmuştur. 

Hadîs-i şerîfte: “Bir kimse bana salevât getirirse, onun bu salevâtı kıyâmet gününde bana arzolunur. Ben ona şefâat edeceğimi ümid ederim” buyurulmuştur. 

Hz. Aişe vâlidemiz (r.anhâ) dedi ki: “Bir gün Resûlullâh Efendimiz’in (s.a.v.) yatağına geldim, bulamadım. Baktım, ayakta namaz kılıyordu. Rükûda: “Ya Rabbi! Ümmetim, Ümmetim!” diyordu, secdede: “Ya Rabbi! Ümmetim, Ümmetim!” diyordu. Namazın sonunda: “Ya Rabbi! Ümmetim, Ümmetim!” diyordu. Sonra buyurdu ki: 

“Yâ Aişe! Bu hâlime hayret mi ediyorsun? Ben hayatta olduğum müddetçe ‘Ya Rabbi! Ümmetim, ümmetim!’ derim. Kabirde Sûr’a üfürülünceye kadar: ‘Ümmetim, Ümmetim!’ derim. Diğer peygamberlerin ‘Nefsî, nefsî’ dedikleri vakitte ben yine: ‘Ümmetim, Ümmetim!’ derim ve Hazret-i Allah:

“Ey Muhammed! Ümmetinden benim birliğime ve senin peygamberliğine şehadet eden kimseye şefâat et” buyurur.

Ka’bü’l-Ahbâr dedi ki: “Ben, Hz. Ömer’in (r.a.) hilâfeti devrinde Müslüman oldum. Zîrâ, babamın benden sakladığı bir Tevrat sayfasını ancak o zaman bulabilmiştim. Orada şunlar yazıyordu: “Muhakkak Muhammed aleyhisselâmın ümmeti cennete üç sınıf olarak girecekler:

1- Bir kısmı hesapsız cennete girerler, 
2- Bir kısmı kolay bir hesaptan sonra cennete girerler, 
3- Bir kısmı da cehenneme düştükten sonra Muhammed aleyhisselâm onlara şefâat eder, Allâhü Teâlâ onun şefâatini kabul eder, cennete girerler.
İşte ben bunu görüp İslâm ile müşerref oldum ve ‘Şüphesiz ben bu üç sınıfdan biriyle olurum” dedim. (Sevâd-ı A’zam) 

Yorum Gönderme

[blogger]

MKRdezign

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget