Aöf Örgüt Kuramı 1.Ünite Ders Notları-Özetleri

Aöf Örgüt Kuramı 1.Ünite Ders Notları-Özetleri
Aöf Destek, Örgüt Kuramı, Örgüt Kuramı ders notları, Örgüt Kuramı Ders Özetleri, Aöf Ders Notları, İşletme Ders Özetleri, Aöf Örgüt Kuramı ders özetleri indir.


ÜNİTE 1

Örgüt: Belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan, belli bir yapıya ve devamlılığa sahip sosyal ilişki biçimi.


Kuram (Teori): Belli bir olguyu, olgu kümesini ya da durumu, bağıntı ve ilişkileriyle açıklamaya çalışan kavramsal sistem; bilgiyi düzenleyerek ve basitleştirerek karmaşık sosyal dünyayı daha anlaşılır hale getiren birbiriyle bağlantılı düşünceler sistemi.

Kurt Lewin ünlü sözü: iyi bir teoriden daha pratik hiçbir şey yoktur.
Örgüt Kuramı: Örgütlerin faaliyetlerini sürdürürken çeşitli çevresel faktörlerle olan ilişkilerini nasıl kurguladıklarını ve yönettiklerini açıklamak üzere geliştirilmiş önermeler bütününden oluşan araştırma alanı.

Örgütleri anlama konusunda yapılan araştırmalar genel olarak şu konular üzerinde durmaktadır:

1-örgütlenme  biçimlerinin örgütleri oluşturan bireylerin tutum ve davranışlarını nasıl etkilediği 
2- örgütü oluşturan bireylerin kişilik özellikleri ve eylemlerinin örgütün amaçlarına katkılarının liderlik vb. yollarla nasıl ortaya çıktığı ve örgütlenme biçimlerini nasıl etkilediği 
3-örgütlerin performans, başarı ve hayatta kalma konusundaki durumları.
4-örgütler ve örgütlerin kültürel, politik, vb. çevre unsurları arasındaki karşılıklı etkiler.

Analiz Noktasında iki önemli konu:
1-araştırma konusunun hangi bağlam içinde inceleneceği 
2-konunun temel aktörünün veya aktörlerinin kim olduğu.

Analiz Düzeyi: bir araştırmanın bağımlı değişkeninin örgüt-içi, örgütler-üstü veya örgütler arası hangi bağlamda ele alındığı.

Analiz Birimi: Bir araştırmanın, bulgularına ulaşmak için üzerinde çalıştığı insan, grup, olay, kurum vb. en temel birimidir.

Örgütsel Davranış: örgüt araştırmalarında analiz birimi olarak çalışanların örgüt içerisindeki davranışlarını inceleme konusu yapan sosyal bilim dalı.

Örgütsel davranış araştırmaları; örgüt içi analiz düzeyinde gerçekleştirilmektedir.

Örgüt Kuramları: örgüt araştırmalarında analiz birimi olarak tek tek veya toplu halde örgütlerin davranışlarını inceleme konusu yapan sosyal bilim dalı.

Örgüt Kuramı alanının doğuşu ve gelişimi 4 evrede incelenir: 
1.Evre: (1800-1950): Farklı disiplinler de ve uygulamada örgütler ve yönetim üzerine yapılan çalışmalar.

2.Evre ;(1950-1970 uygulamacı-kuramcı-koşulcu bağımlılık kuramı); örgüt kuramının bir çalışma alanı olarak belirginleşmesi ve koşul bağımlılık kuramı etrafındaki geçici uzlaşma. 

3.Evre (1970-1990 ); örgüt kuramlarında çeşitlenme. 4.Evre (1990 dan günümüze çoklu bilimsel bakış açısı): çeşitlenmeyle birlikte bütünleştirme çabalarının artması.

H.Fayol: 1950 öncesi yönetim yaklaşımını besleyen “idari köken” den gelen bir isim.
Fayolun örgütlerin yapı ve işleyişi ile ilgili en önemli katkısı yönetimi bir süreç olarak ele alması ve “Planlama örgütleme-kumanda-koordinasyon ve kontrol şeklinde isimlendirdiği 5 işlevi temel yönetim işlevi olarak tanımlamasıdır.

Psikolojik kökenin temsilcisi:
 Roethlisberger-Dickson-Mayo- Bernard
Sosyolojik Kökeni kuzey Amerika temsilcileri; Selznick-Gouldner-Blau Max weber.

Örgüt Çevre Tartışmaları: temelini sosyal bilimlerin en temel tartışmalarından birisi olan aktör-yapı tartışması oluşturmaktadır.

Aktör: 
belli bir amaçla eylemde bulunan bireyler veya örgütler.

Yapı: 
belli bir biçime ve düzene sahip toplumsal davranış örüntüleridir.

Yorumsamacılık: nesnelerin veya olayların anlamlarının kendi özlerinde var olan bir özellik olmayıp onu yorumlayarak ortaya çıkartıldığını kabul eden yaklaşım.

Yapısalcılık: birbiriyle etkileşim içerisinde bulunan parçalardan oluşan sistemin, kendisini oluşturan öğelerden üstün ve onlara egemen olduğunu, sistemin yapısının bu ögeler arasındaki ilişkilerden çıkarabileceğini kabul eden yaklaşım.

İşlevcilik: sistemi oluşturan unsurların her birinin değerinin sisteme olan katkıları oranında olduğunu kabul eden anlayış.

Belirlenimcilik: evrendeki her olay ve olgunun nedensellik zinciri çerçevesinde belirli kanunlar yada kurallara bağlı olarak meydana geldiğini, doğada bulunan her şeyin birbirine kırılmaz bir neden-sonuç zinciriyle bağlı bulunduğunu kabul eden anlayış.

İradecilik: i
nsan iradesinin karar alma ve uygulamada akıldan daha üstün olduğunu, her türlü toplumsal ve psikolojik sınırlandırma ve koşullanmaları aşabileceğini kabul eden anlayış. 

Yapılanma: Giddens tarafından geliştirilen ve toplumsal hayatın içerisinde yapı ve eylemin ardışık eş zamanlı veya statik dinamik gibi ayrımlara tabi olmadan birbirine bağımlı, bir diğerini engellemekten ziyade birbirine besleyen unsurlar olduğunu kabul eden anlayış.

Paradigma:bir bilimsel ve meta fiziksel inançlar kümesinin oluşturduğu, içinde bilimsel kuramların test edilebildiği, değerlendirilebileceği ve eğer gerekirse yenilenebildiği kuramsal bir çerçeve. Paradigma Kavramını ilk kez Thomas S.Kuhn tarafından 1962 yılında yaymlanan Bilimsel devrimlerin yapısı adlı kitap da ortaya atılmıştır.

Ontoloji: varlık ya da varoluş ile bunların temel kategorilerini araştıran, gerçekliğin yapısını ve doğasını açıklamaya çalışan felsefi disiplin. “ bir örgütü yönetmenin en doğru yolu nedir?” sorusunun cevabı ontolojik kabullerle yakından ilişkilidir. Gerçekçilik ve nominalizm daha çok ilişkili kavramlardır.

Gerçeklik: insandan bağımsız, keşfedilebilecek ama değiştirilemeyecek bir gerçeklik olduğunu varsayan yaklaşım.

Nominalizm: 
insanlardan bağımsız bir gerçek olmadığını, insan neyi gerçek olarak kabul ederse onun gerçek olduğunu varsayan yaklaşım.

Etkileşimcilik:
 gerçekliğin insanlar tarafından sosyal olarak inşa edildiğini, insandan insana değişebileceğini varsayan yaklaşım.

Epistemoloji: bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefi disiplin.

Pozitivizm: 
doğa bilimleri yöntemlerinin sosyal bilimler için kullanılması; doğa bilimlerinin keşfettiği evrensel yasalarla paralellik gösteren toplumsal yasaları keşfetme yaklaşımı.

Anti-Pozitivizm: sosyal bilim araştırmalarında pozitivizmin doğa bilimi yöntemlerinin kullanılmasını reddeden, doğru bilginin ancak eylemin içindeki aktörler tarafından ortaya konabileceğini ve araştırmacının bakış açısına göre farklılaşabileceğini varsayan yaklaşım.

Bilimcilik: doğa bilimleri yöntemlerinin tek gerçek bilgi kaynağı olduğunu savunan ve bu yöntemleri toplum bilimleri için de geçerli sayan görüş. Buna göre, sosyal bilimlerin “gerçek bilim” olmasının tek yolu doğa bilimlerinin yöntemlerini kullanmaktadır.

Yönetimcilik: yönetim ve örgüt araştırmaları alanında üretilen bilginin daha çok yöneticilerin ihtiyaçlarına ve onların sorunlarını çözme amacına yönelik olması gerektiğini düşünen yaklaşım.

Yönetim Gurusu: yönetim modalarını yaymaya çalışan uygulamaya yakın akademik ya da danışman kökenli ilişkiler.

Yönetim Modası: işletmelerin belli dönemlerde faaliyetlerini yürütmede hep birlikte benimsedikleri yönetim felsefesi ve ya örgütlenme biçimleri. Yönetim guruları tarafından ortaya atılan yönetim modaları bir dönem popüler olsalar da kısa süre sonra terk edilmeleriyle bilinirler.

Yönetim Modası Çeşitleri: 
1-Toplam Kalite yönetimi 
2 –Öğrenen Kanıtlara Dayalı Yaklaşım: yöneticiler karar almada popüler yaklaşımlardan çok bilimsel araştırma bulgularını temel almalarını öneren yaklaşım.

Katılımcı Akademisyenlik: sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerin bilimsel araştırmaların tasarım, uygulama ve bulguları yorumlama aşamalarında araştırma sonuçlarından yararlanacak kesimlerin de görüşlerine başvurmalarını öneren yaklaşım.

Kaynak Bağımlılık: örgütler arası düzeye odaklanan örgüt kuramıdır.

Yeni kurumsal kuram: yönetimci yönü en zayıf olan örgüt kuramıdır.

Yorum Gönderme

[blogger]

MKRdezign

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget